Ağrı  Ağrı Dağı Milli Parkı  
 Anasayfa I Geri>>    
 
   

Ağrı Dağı Milli Parkı

 Türkiye, Ermenistan, Nahcıvan ve İran Devlet sınırlarının kesişme noktası yakınında, Ağrı ili, Doğubayazıt ilçesi, Iğdır ili, Aralık ve Karakoyunlu ilçelerinin sınırları içerisinde yer almaktadır.

Ulusal ve uluslararası öneme sahip doğal ve kültürel kaynak değerleri olan Ağrı Dağı Milli Parkı sınırları içerisindeki Büyük Ağrı Dağı, 5137 m. yüksekliği ile Türkiye ve Avrupa Kıtasının en yüksek ve Dünyanın da ikinci en büyük volkanik dağı unvanına sahip olup açık havalarda Ermenistan, Nahcıvan, Azerbaycan ve İran toprakları ile Erzurum, Van, Kars, Bitlis yörelerinden görülebilen büyüklüktedir.

Ağrı Dağı Milli Parkı olarak ilan edilen alan, flora ve fauna zenginliği, ilginç peyzaj özellikleri, jeolojik-jeomorfolojik oluşumları, sulak alanları, rekreasyonel potansiyeli, Türkiye’nin ve Avrupa’nın en yüksek noktası olması gibi ulusal ve uluslararası düzeyde kaynak değerlerine sahip, korumaya değer bir alan olması nedeniyle 01.11.2004 tarih ve 2004/ 8078 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile “Ağrı Dağı Milli Parkı” olarak ilan edilmiştir.

Tarihi Özellikleri       :

Ağrı Dağı’nın bulunduğu coğrafyada M.Ö. dönemlerde Urartular, daha sonra Asurlular, Persler ve Hititliler yaşamıştır. Ağrı Dağı çeşitli geleneklerde farklı şekillerde adlandırılmaktadır. Yakut dilinde “Ağr”, Selçuklu Türklerinde “Eğri Dağ”, bazende “Ağır Dağ”, İranlılarda “Kun-i Nuh” Araplarda Büyük Ağrı’ya “Cebelü’l haris” Küçük Ağrı’ya “Cebelü’l huveyris” isimleri verilmiştir. Ermeniler bu dağa “Massis veya Masik” derken sadece batı coğrafyacıları Ararat demektedirler.  Ağrı Dağına Ararat denmesi Ahd-i Atik’te Nuh’un gemisinin tufandan sonra oturduğu dağın “Ararat Dağları” diye adlandırılmasından ve Araratın Ağrı Dağı ile aynı sayılmasından kaynaklanmaktadır. Asur dilinde aslı “Uruatri” olan Urartu kelimesi İbranice  Kitab-ı Mukaddeste yanlış seslendirme neticesinde “Ararat” şeklini almıştır. Uruatri kelimesi “dağlık bölge, yüksek memleket” demektir.Ağrı Dağı’nın Şamanizm devri türkçesinden gelme ihtimali fazladır. Çünkü Pekarsky’nin Yakut dilinin sözlüğünde “Ağr” veya “Ağrı” kocaman ya da tanrı manasındadır.

            Ağrı Dağı’nın kuzey doğu eteklerinde bulunan Ahura Ören yeri ve Yakup Manastırı günümüzden 2200 yıl önce Artaksiyaslılar tarafından bir dini ibadet merkezi olarak kurulmuştur. Ancak 1840 yılında meydana gelen deprem nedeni ile dağdan yuvarlanan karalar ve çamur köyü örterek yok etmiştir. 1600 kişinin hayatını kaybettiği rivayet edilmektedir. Ayrıca Büyük Ağrı Dağı’nın kuzeydoğusunda bulunan Yakup Peygamber (Cehennem d. ) Deresinin bitiminde ve sağ tarafında bulunan iki küçük mağaradan birisinde İngiliz casusu Lawrence’nin 1930 yılında vuku bulan Ağrı isyanını buradan başlattığı rivayet edilmektedir.

 

 

Mitolojik Özellikler   :

 İnsanlık tarihi içerisinde Ağrı Dağı, Nuh’un Gemisi’nin tufandan sonra indiği yer olarak ortaya çıkmaktadır. Daha öncesine ait tarihi bilgiler pek yoktur. Ancak Doğubayazıt ilçesine yakın ve Büyük Ağrı Dağı’nın güneydoğu eteklerinde yer alan İrem Bağlarında Hz. Adem ile Hz. Havva’nın yaşadığı rivayet edilmektedir. Ayrıca Yakup kaynağı olarak adı verilen Yakup çeşmesinden Yakup Peygamberin abdest alıp namaz kıldığı rivayet edilmektedir.

Etnoğrafik Özellikler: Geleneksel giyim tarzı görülmemektedir. Anadolu Selçuklu mimarisi yöreye hakimdir. Ağrı dağında hayvancılık yapan yöre halkı geleneksel kıl çadırı kullanmaktadır. Tiftik, çorap, özgün motiflerdeki halı ve kilimler, nazarlık veya üzerlik, buğday ve çavdar sapından yapılan eşyalar, keçe yapımı, halk müziği ve geleneksel oyunlar halen devam eden özelliklerdir.

           

Antropolojik Özellikler         : Ağrı dağının eteklerinde çok sayıda mağaralar mevcut olup yakın geçmiş tarihte dahi yerleşim yeri olarak kullanılmıştır.

 

Flora               : Ardıç, Andıç, Gürgen, Huş, Kafkas Üçgülü, Kırmızı Üçgül, Aküçgül, Yabani Fiğ, Yabani Yonca, Kılçıksız Brom, Tilki Kuyruğu, Koyun Yumağı, Yabani Arpa, Yabani Buğday, Yabani Çavdar, önemli odunsu ve otsu bitki türleri olarak öne çıkmaktadır.

 

 

Fauna              : Ur Keklik, Kaya Kekliği, Çil Keklik, Yaban Koyunu, Çengel Boynuzlu Dağ Keçisi, Tilki, Kurt, Tavşan, Vaşak, Yaban Domuzu, Akbaba, Kartal, Şahin, Doğan, Engerek Yılanı, Alabalık, Sazan bulunmaktadır. Ayrıca yakın bir zamanda Anadolu Parsı’nın görüldüğü söylenmektedir.

Volkanik bir dağ olan Ağrı Dağı sanılanın aksine bir tek kütleden oluşmaz. Çevresi 130 km.’yi bulan Ağrı Dağı 3000 metreden sonra ikiye ayrılarak Büyük Ağrı ve Küçük Ağrı Dağı olarak adlandırılır. Küçük Ağrı Dağı’nın ise buzul hareketleri ve erozyonlar sonucu krater çanağı yok olmuş olup, 3896 m. yüksekliğinde olan dağ, oldukça sivri bir yapıdadır. Büyük Ağrı Dağı’nın zirvesi ve krater kalıntısı geniş buzullar altında olup, zirvesi birbirine yakın iki ana zirve bloğundan oluşmaktadır. Dağın diğer yüzeylerinde ise buzullar daha aşağılara kadar ilerlemektedir.

 

Yapılan araştırmalara göre alt Pleistosen’de Iğdır ile Doğubayazıt ovaları birleşirken kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda oluşan Iğdır fayında, volkanik faaliyet başlamış, en son lav çıkışı ise günümüzden yaklaşık 10.000 yıl önce olmuştur.

 

Arazi yapısı zirveden itibaren buzul, aşağılara inildikçe lav akıntılarının oluşturduğu kokurdanlıklardan meydana gelmiştir. Milli Park sınırları dahilinde kalan arazi çok sarp ve engebelidir.

 

            Ağrı Dağı Milli Parkı üç bölümden oluşmaktadır. Bunlar; Büyük Ağrı Dağı ve Küçük Ağrı Dağı’nın bulunduğu alan ile Meteor Çukuru ve Nuh’un Gemisinin bulunduğu alanlardır.

 

 

Meteor Çukuru: Doğubayazıt şehrinin 35 km. doğusunda, Gürbulak Gümrük kapısının 2 km. kuzeydoğusunda yer alır. Derinlik ve büyüklük itibari ile Alaska’daki Meteor Çukurundan sonra Dünya’daki ikinci büyük meteor çukurudur.

 

 

Nuh’un Gemisi: Ağrı Dağı’nın güney karşısındaki Telçeker ile Üzengili köyleri arasında doğal bir anıttır. Aslında bu anıt, gemi biçiminde bir şekil, iz ( siluet)’dir. Kalıntı, Türkiye-İran transit yoluna 3,5 km. mesafededir. İlk bakışta gemiye benzeyen bu yapının heyelanın etkisiyle mi, yoksa Nuh’un gemisinin karaya oturduğu yer mi olduğu henüz tartışma konusudur. Yerkabuğunun bir oyunu sonucu oluşsa dahi, şekil, yerbilimleri açısından da ilginçtir.

Rekreasyon Potansiyeli ve Ziyaretçi Hizmetleri:

 

Ağrı Dağı’nın etekleri rekreatif kullanımlar açısından oldukça elverişlidir. Büyük Ağrı ve Küçük Ağrı Dağı’nın kuzey yamacında yer alan devlet ormanını takiben Bilican Mahallesi yakınındaki Sağım Yurdu Mağarası mevkiinde günübirlik kullanımlar için oldukça elverişli bir alan bulunmaktadır. Ulaşım imkânlarının elverişsiz olmasına rağmen üstün peyzaj özellikleri ve manzara güzelliklerinin yanı sıra ulusal ve uluslararası bir üne sahip Ağrı Dağı ve çevresi doğaseverler ve dağcılar için vazgeçilmez bir tutkudur. Alan, halen düzensiz olarak yapılmakta olan yamaç paraşütü ve sportif olta balıkçılığı için de elverişlidir.

KAYNAK :http://agri.cevreorman.gov.tr/Agri/AnaSayfa/DKMP/dkmpBirimler/milliparklar.aspx?sflang=tr


 
 



Sayfa :1
-


Ağrı Dağı Milli Parkı sayfasi 776 kez ziyaret edildi
Ağrı il sayfasi 7810 kez ziyaret edildi